Myom Nedir?

Myomlar rahim içi ve rahim ağzında görülen rahim yapısında bulunan düz kas dokusundan köken alan iyi huylu tümoral yapılardır. Kadınlarda en sık rastlanan tümörler olup her yüz kadından yaklaşık 10 – 15’inde çapı ufak ya da büyük az sayıda ya da çok sayıda belirti veren ya da vermeyen myomlara rastlamak mümkündür. Myomlara en çok 35-40 yaş grubu kadınlarda rastlanır.  Ergenlik döneminde görülmesi çok ender bir durumdur ve myomların menapoz döneminde de görülme sıklığı düşüktür. Menapozdan önce myom tanısı konulmuş çoğu kadında menapoza girdikten sonra myomların boyutlarında gerileme görülür.

Myomlar Neden Oluşur?

Hormonal ve genetik faktörler miyom oluşumundan sorumlu tutulmaktadır. Miyomların yaklaşık % 40-50’sinde tümör spesifik kromozomal anormallikler tespit edilmiştir. Miyomlu hastalarda 12 ve 14. kromozomlar arasında translokasyonlara ve 7. kromozomda ve 12. kromozomda delesyonlara rastlanmaktadır. Bu genetik değişiklikler dokunun östrojen ve progesteron gibi hormonlara cevabını etkiler. Muhtemelen geri kalan %60 ın da da şu an için tespit edilemeyen genetik problemler söz konusu olabilir. Kanıtlar östrojen, progesteron ve miyomun büyümesi arasındaki ilişkiyi desteklemektedir.

Myomların nedenlerinin başında artmış östrojen düzeyi gibi hormonal faktörler gelmektedir. kalıtım ve etnik köken gibi özellikler gelmektedir.

Myomlar ne gibi belirtiler ile ortaya çıkar?

  • Sıklıkla belirti vermezler.
  • Çoğunlukla jinekolojik muayene sırasında tespit edilirler
  • Adet kanama miktarında artış
  • Adet arasında kanama
  • Sık idrara gitme
  • Karında şişlik veya büyüme
  • Tekrarlayan gebelik kayıpları
  • Fazla miktarda kanamaya bağlı kansızlık bulguları ile tespit edilebilirler.

Myomlar kansere dönüşür mü?

Myomlarda kanser çok ender rastlanmaktadır. Myomu olan hastalarda kanser gelişme riski on binde bir (1/10.000) civarındadır. Hızlı büyüyen myomlarda agresif seyreden sarkom olabileceği göz önüne alınmalıdır. Fakat bazı çalışmalar düz kaslardan gelişen sarkomun var olan myomlardan köken almadığını, diğerlerinden bağımsız olarak geliştiği ileri sürülmektedir.

Myomların tanısı nasıl konulur?

Myom tanısı ultrasonografi, histeroskopi, histerosalpingografi veya laporoskopi ile konulabilmektedir. Ancak günümüzde USG cihazlarının gelişmesi özellikle transvaginal USG ile myomları tanısı %99 oranında konulmasına imkan verir. Bazen büyük myomların sınırlarını ve çevredeki organlar ile ilişkilerini belirlemek amacı ile bilgisayarlı tomografi (BT) veya magnetik rezonans (MRI) yöntemleri ile görüntülemek gerekebilir. Uterusun (rahim) içinde olan myomları belirlemek için sonografi veya histereskopi yapılması uygundur.

Myomlar için tedavi seçenekleri nelerdir?

Myomlar genellikle küçük boyutta ve şikayete neden olmadıkları için tedavi gerektirmezler. Ancak belirgin bulgu verenler, doğurganlığı etkileyecek büyüklükte veya kanser ya da benzeri tümörlerle karışabilecek olanlar tedavi gerektirirler. Eğer myomunuz küçük ise altı ay ara ile USG kontrolü yapılmalıdır. Tıbbi tedavi GnRH anologları bilinen gruplar myomların küçültmek için kullanılır. Bu ilaçlar uzun süre kullanıldığında kemik kaybı, vaginal kuruluk, sıcak basması gibi menapoz döneminde görülen semptomlara neden olabilmektedir. Myom için kesin tedavi operasyon ile myomun çıkartılmasıdır.

Cerrahi olmayan tedavi yöntemleri Non-sterodial Anti-inflamatuar

Bu ilaçlar (mefenamik asit ve transeksamik) myomun neden olduğu aşırı kanamaların tedavisinde kullanılabilir.

Doğum Kontrol İlaçları

Düşük dozlu doğum kontrol hapları myomun boyutunu etkilememekle beraber adet dönemindeki vaginal kanama miktarını azaltmaktadır. Anti-progesteron özelliğe sahip olan mifepristonun myomların hacminin azalmasında etkili olduğu gösterilmiştir. Aynı zamanda anti-progesteron ve anti-östrojenik özelliğe sahip olan gestrinonda myomların hacmini azaltmada etkilidir.

Gonadotropin relasing hormon analogları (GnRH) myomların tedavisinde operasyondan önce kullanabilir ancak tedavinin medikal menapoz gibi bir yan etkisi mevcuttur. Sıcak basması, kas ağrısı, vaginal kuruluk ve emosyonel bozukluklar gibi GnRH analoglarına bağlı yan etkiler tedavi sonlandırıldıktan 3 ila 6 ay içerisinde azalmaktadır. GnRH analoglarının neden olduğu kemik yoğunluğundaki kaybı engellemek için SERM (selektif östrojen reseptör modülatörleri) veya tibolon ile birlikte kullanılmalıdır. Yapılan çalışmalarda bu ilaçların operasyon öncesinde kullanımı myom operasyonunun süresini kısaltığı ve operasyon sırasındaki kan kaybını azaltığı gösterilmiştir. Tedavi bitiminden kısa bir süre sonra myom eski boyutuna dönmektedir.

Levonorgestrel salgılayan rahim içi araç (Hormonlu Spiral-Mirena)

Cerrahi tedaviye alternatif olarak adet döneminde etkili bir şekilde kanama miktarını azalttığı için Levonorgestrel salgılayan RİA kullanılabilmektedir. Düzensiz lekelenme şeklinde vaginal kanamalar, baş ağrısı, göğüslerde hassasiyet, şişkinlik ve cilt reaksiyonları gibi yan etkiler bu RİA’lar ile birlikte gözlenebilir. Bu spirallerin kullanım süresi 5 yıldır.

Myomektomi

Myomun uterus (rahim) duvarından çıkartılması işlemidir. Fertilitesini tamamlamamış kadınlarda ve yine menapozun etkilerinden korunmak isteyenlerde bu operasyon uygulanmaktadır. Myomektomi karından, vaginal yolla, laparoskopi veya histereskopi ile yapılabilmektedir.

Uterusun (rahim) tümü ile çıkartılması yöntemi olan histerektomi çocuk isteği olmayan, menapoza yaklaşmış ve konservatif tedavi ile cevap alınamayan hastalara uygulanmaktadır.

Gebelik ve Myomlar

Gebelik sırasında myomların nasıl davranacağı tam olarak bilinmemektedir. Yapılan çalışmalarda gebelik sırasında bazı myomların büyüdüğü, bazı myomların ise değişmeden kaldığı gösterilmiştir. Gebelikte myomların büyük çoğunluğu aynı büyüklükte kalmakta ancak %5 oranında myomlarda dejenerasyon denilen hızlı hücre ölümü gözlenmektedir.

Büyük olmayan myomlar gebeliği etkilememektedir. Myomun lokalizasyonuna göre erken doğuma neden olabilir ve bebeğin doğumunu etkileyebilir. Myomu olan gebelerde plasenta previa (bebeğin eşinin doğum kanalını kapatması), sezeryan ile doğum oranı ve doğum sonrası kanama riski artmaktadır.

Gebelikten önce myomektomi olan gebeler doğum sırasında düşük oranda uterin rüptür (rahimin yırtılması) riski vardır. Bu yüzden, myomektomi hikayesi olan gebelerin sezaryen ile doğum yapmaları önerilmektedir.

Sezaryen sırasında myomlar çıkartılabilir mi?

Gebe uterusunun aşırı kanlanması ve kanamayı durmamanın güç olması nedeni ile sezaryen sırasında myomların çıkartılması tercih edilmemektedir.